Konu: Geri: Atatürk Şiirleri C.tesi Şub. 16 2008, 00:05
KEMAL PAŞA'YA
Yüzünü görmek istedim
Selanik' te birşey sormadan
Kuyumcularla kebapçılara
Deniz kıyısına gittim
Sesin duyuluyordu
Liman boyunca
Bütün deniz kabuklarında
Bir vapurda
Dalgalanıyordu
Adının hayali
Ne güzel şey "Türk dostuyum " demek
Samsun' a çıkacağız yarın sabah
Ord.Prof.Dr.Anna Masala (İtalyan)
MUSTAFA KEMAL' İ DÜŞÜNÜYORUM
Mustafa Kemal' i düşünüyorum
Yeleleri alevden al bir ata binmiş
Aşıyor yüce dağları, engin denizleri
Altın saçları dalgalanıyor rüzgarda
Işıl ışıl yanıyor mavi gözleri
Mustafa Kemal' i düşünüyorum;
Yanmış, yıkılmış savaş meydanlarında
Destanlar yaratıyor cihanın görmediği,
Arkasından dağ dağ ordular geliyor
Her askeri Mustafa Kemal gibi.
Mustafa Kemal' i düşünüyorum;
Gelmiş geçmiş kahramanlara bedel
Hükmediyor uçsuz bucaksız göklere.
Al bir ata binmiş yalın kılıç
Koşuyor zaferden zafere...
Mustafa Kemal' i düşünüyorum;
Ölmemiş bir kasım sabahı!
Yine bizimle beraber biryerde,
Yaşıyor dört köşesinde vatanın.
Yaşıyor damar damar yüreklerde.
Mustafa Kemal' i düşünüyorum;
Altın saçları dalgalanıyor rüzgarda
Mavi gözleri ışıl ışıl, görüyorum
Uykularıma giriyor her gece.
Ellerinden öpüyorum.
ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN
BİR RESİMDE ATATÜRK
İzmir' e girişini Atatürk' ün
Bir kahve duvarındaki resimde gördüm
Bir ılık güz öğlesinde
Şanlı haki urbası üzerinde
Koymuştu kılıcını içine kınının
Yürüyordu arasına sevgili halkının
Ayağında Anadolu' dan getirdiği toz
Bir inanç gözlerinde tükenmez
Alabildiğine insan kalabalığı ardı
Bir aydınlık geleceğe bakıyordu
Işıktı sevinçti türküydü
Görseydiniz o resimde Atatürk' ü
Sabahattin Kudret Aksal
SİSTEN SONRA
Ne kadar uyudunuzsa, karalardan uyanın aklara
Evler sokaklar Mustafa Kemal' lerle kalkın
Bir çelenk örün başınıza mutluluklardan
Davranın avlulara ağaçalarla
Meydanlara davul zurnalarla koşun
Çekin bayramlıklarımızı sıkıntılardan
Türkiye bir geçmiş değil gelecektir
Işıklarla sabahlarla dostluklarla
Koç yiğitler sıra sıra kılıçlardan
Çıkın dağlara bayraklarla
Ne kadar bunaldınızsa dumanlardan
Fırlayan sularla topraklarla kuşlarla
Günaydın hepinize Türk ordusundan
Toplanın meydanlara marşlarla
Özgürlük Mustafa Kemal' li bir çiçektir
Kalkın umutlara sevgilere selamlarla
UYUYOR
Alev olmuş yanıyor gözyaşımız
Bu hazin meş'aleler üstünde.
Uyuyor en yüce can yoldaşımız,
Böyle hicranla tutuşmuş günde.
Uyuyor uykusu hiç bitmeyecek
Ölü bir milleti var eyliyenin
Onu makber bile incitmeyecek
Ruhu tunçtur, gece yoktur diyenin
Geceden doğdu ışıklar saçarak
Vatanın gündüzü Türkün özü O
Ölemez böyle sabah, böyle şafak
Tarihin şan dolu en son sözü O.
O' NSUZ
Ah, işte duyuyorum mesut günler içinden,
Sana ^^sevimli yüzün asla solmasın^^ diyen,
Bütün adınla dolu o coşkulu şarkılar.
Sen öldüğün için mi bayraklar yarı!...
Görüyorum, ilk defa seni gördüğüm günü.
Altından, alkışlarla geçiyorsun bir takın.
O gün bana gelmiştin babamdan daha yakın.
Meğer duyacakmışım bir sabah öldüğünü...
Meğer görecekmişim bir sabah gidişini, günü.
İstanbul'un önünden son defa geçişini,
Bizler seninle nasıl, ne kadar beraberdik,
Bizler ki sıkılsak ^^O başımızda^^derdik;
Nasıl yok bileceğiz o güzel güneş yüzü?
Ana,baba değil bu, bizler Ata öksüzü..
Tatmadık, bilmiyoruz bu bambaşka yarayı,
Öğret bize ya Rabbim ah
^^O^^nsuz yaşamayı!..
GAZİ
Ey sen ki alev saçlı zafer küheylaniyle
Kurtardığın vatanda en yüce şehsüvarsın.
Bir şimşek ağlıyanı halinde Türk kanıyle
Aldığı şana layik tarihte bir sen varsın. Erişemez vasfına hiç bir rebabın sesi
Sen yükseksin ilhamın yıldızlı göklerinden. Dehadan kanatlanan kılıcının şulesi
Ebediyette olmuş bir murassa kasiden.
Kızıl gökte parlayan ay-yıldızın nurusun.
Sen en büyük milletin, Türklüğün gururusun.
Bu yurdun timsalisin bugün bütün cihanda.
Gözler, gönüller senin, senin şeref de şan da...
İSTİKLAL SAVAŞINDAN
Ağlamakla gözlerin kızarmıştı akların, Büyük yas karartmıştı kırmızı bayrakları. Boyunlar bükülmüştü, başlar durmuyordu dik,
Kendi vatanımızda vatansızlar gibiydik. Anayurda dört yandan saldırmıştı düşmanlar,
Türk' ün büyük derdini Türk olmayan ne anlar?
Halife olanlarla bir, Sultan olanlarla birlik;
Prensleri ediyor düşmana habercilik.
O günlerde bir ünlü ayak bastı Samsun' a. Yürüdü, etrafına umutlar suna suna;
Bu ateşler içinden geçip gelmiş bir erdi, Göğsünde toplanmıştı milyonla Türkün derdi.
Bu milyonlarla dert ona veriyordu başka hız
Yürüyordu: arkasında genç, ihtiyar, kadın, kız....
O kimdir? Bakışları deniz kadar yumuşak, Saçı, güneşi emmiş bir demet başak.
O kimdir? Bir ulusun sesi var ağzında, Onbeş milyonun nabzı çarpıyordu nabzında.
O kimdir? Gözlerinde, bir tılsım gizleniyor Bastığı topraklardan bahar filizleniyor... Alev saçlı bir volkan, bazı bir dağ başında Bazı beliriyordu bir damla göz yaşında. Güneşten birer oktu ondan gelen her emir, Bu okların altında eriyor dağ, taş, demir. O kimdir?.. milyonla Türk birleşip bir tek olmuş.
Yıkılan memlekete kolları destek olmuş... Öz yurdun içlerinde düşman kurarken pusu
Bir yandan da yürüdü halifenin ordusu. Birisi gök yüzünden bombalar atıyordu, Öbürü ^^tekbir^^ çekip ^^fetva^^ dağıtıyordu.
Bunların karşısında göğsü acık bir dölen, Süngüye, topa diyor : -biz olacağız yenen! Vatan sürüklenirken bir uçurum ucuna, Dağılan kuvvetleri topladı avucuna. Kurşunlar gülle oldu, sopalar süngü oldu, sınırlar baştan başa bir çelik örgü oldu. Bir kale heybeti var vatanın her taşında, Her işin başında o, her iş onun başında. ulusun iradesi, azmi ona verilmiş,
bütün yöney elinde bir yay gibi gerilmiş _________________
Kral-53
Konu: Geri: Atatürk Şiirleri C.tesi Şub. 16 2008, 04:15
MUSTAFA KEMAL SESLENSE
Yüzyıllar öncesinden
Yüzyıllar sonrasından sesleniyorum size Ben Mustafa Kemal' im heyy...
Ben Mustafa Kemal' im
Büyük büyük denizlerim vardır benim Hürriyeti içmiş dalgalarım,
Hürriyetle kabarmış dalgalarım vardır benim
Ulusumun yanında sevincim
Ben Mustafa Kemal' im heyy...
Karanlığı deler gözlerim
Dalgalara binip gelmiş kahraman,
Gökçe gözlerine türküler yaktığımız... Hani bir güneş doğmuştu ya Samsun' dan İşte benim... Ben... Mustafa Kemal... Ölmek yaşamaktır vatan uğrunda
Mustafa Kemal ATATÜRK (bu şiir Serdar Yaycıoğlu tarafından sitemize yollanmıştır)
MUSTAFA KEMAL
Mustafa Kemal' i gördüm düşümde
Daha, diyordu.
Uğruna şehit olasım geldi hemen,
Sabaha, diyordu.
Al bir kalpak giymişti, al bir ata binmişti,,
Zafer Irak mı dedim
Aha, diyordu.
Fazıl Hüsnü Dağlarca
ATATÜRK
Sen karımda namus
Kısrağımda hilal
Sen mataramda su, torbamda ekmek
Sen mavzerimde fişek
Ben ondokuzuncu fıkra
Yetmişbirinci alaydan Mehmet
Ayhan Hünalp
İZİNDEYİZ
Temsil, talebeyim
Yoksulum ama duydum
Atatürk' ü mutluyum
Çimentepeler' e düşman ayak basar da
Ben daha dururmuyum?
Kimin kızıyım kimin oğluyum
Yitmiş gitmiş, atam dedem
Hürriyetler uğruna
Ben daha dururmuyum?
Düşebilir körpe fidan hain baltalarla. Düşebilir yeni yıldız
Ama nedir hürriyet
Hiç unuturmuyum?...
Düşer ömrün katı kırağılarda
Düşer elimden kitap
Sonsuz geleceklere geçer benden kan Dirilten kim, bu yurt artık nasıl çöker İzindeyiz, biz varken
GİDİYOR
Gidiyor, rast gelmez bir daha tarih eşine; Gidiyor, onyedi milyon kişi takmış peşine Gidiyor, onsuz olan kudreti sığmaz akla
Gidiyor, göğsünü çepeçevre saran bayrakla Gidiyor, izleri üstünde birikmiş yaşlar;
Gidiyor, yerde kılıçlarla eğilmiş başlar.
Gidiyor, harbin o korkulu aslan yelesi
Gidiyor, sulhün ufuklarda yanan meş'alesi..
Yine bir devr açacakmış gibi ne başta o var Hıçkıran seste o var, sesiz akan yaşta o var Siliyor, ruhunun ülviği fani etini,
Çiziyor ufka batan bir güneşin heybetini Büyüyor, gökten inip toprağa yaklaştıkça; Büyüyor, gitgide gözlerden uzaklaştıkça.
Orhan Seyfi Orban
25 YIL SONRA
Deliler gibi pişmanız
Ne yaptık biz
Neden hala buralardayız?
Neden kurtulup yürüyemedik
Gösterdiğin yere varamadık
Neden bu kadar oyalandık?
Atatürk bağışla bizi
Sana layık olamadık.
Kendimiz kendimize ettik.
Ne güzeldi ne, ne düzdü yollar
İniş aşağı, kayar gibi
Tuttuk yokuşa sürdük
Şimdi deliler gibi pişmanız
Ne yaptık biz?
Neden hala buradayız?
ATATÜRK' Ü ANKARA' DA KARŞILARKEN
Gene onbeş sene evvel gibi Gazi geliyor
Gene onbeş sene evvelki gibi yükseliyor
Gene başlarda oturmuş, gene göklerde başı Yıldırımlar gene bir eski silah arkadaşı
Ölümün bitmeyen ufkunda yatarken gene sağ;
Bir avuç toprak olurken gene yüksek, gene dağ.
Gene memleketin satveti bir tek emeli;
Koca bir yurdu tutarken gene sapasağlam eli.
Çürüyen göğsü için tak-ı zaferler gene dar;
Gene sağdır, gene sağlamdır
O, hem dünkü kadar.
O' na matemle... hayır, sade taabbütle eğil; Ölüdür, doğru, fakat öldüğü hiç belli değil.
ATATÜRK' Ü DÜŞÜNÜRKEN
Ne şairane mevsimdi eskiden sonbahar Bahçeli talan eden bir deli rüzgardı
Kırılan dal düşen yaprak şaşkın uçan kuşlar
Eskiden sonbaharın bir güzelliği vardı
Gel gör ki Atatürk' ün ölümünden bu yana Sonbahar dahi bir tuhaf bir başka geliyor Vatan gerçeklerini hatırlatıp insana
Türk yüreklerimizi burka burka geliyor.
ÜLKÜ TANRIMIZA
Bir güneş gibi, yalnız
Sensin ülkü tanrımız,
Ey Türk' lüğün bütünü!
Uğruna feda canlar...
Kelimeden cihanlar,
Almaz büyüklüğünü!
Şu güzel bayrağımız,
Taşımız toprağımız,
Üzerine titriyor
Dağların hür rüzgarları,
Denizin dalgaları,
^^Yaşasın Gazi^^ diyor.
^^Ne mutlu Türk olana^^
Ne mutlu Gazi sana!
Armağanın bu ülke!
Ne mutlu göz yaşında,
Kalbinde ve başında, Gazi'si olan Türk'e!
ATATÜRK'Ü DİNLERKEN
Söylüyor birer güneş yakarak bağrımızda, Bir tarihi yolundan çevirecek sözleri Ülküsünün koruyla ışıldıyor gözleri, Haykıran bütün yurdun sesi var bu ağızda. Bir kan gibi gezerek yurdun damarlarını
Bu ses, bir nabız gibi hep birlikte atıyor,
Bu ses yurdu sevgiden bir kolla kuşatıyor. Anlatıyor inançla bize büyük yarını.
Aşacak bir ok gibi çağların üzerinden,
Bu sesin yankısıyla dolacak en uzaklar.
Bu sesi dinleyecek sarsılarak derinden
Bin yıl sonra bu toprak üstünde doğacaklar.
ATATÜRK
Türk tarihi insanlığa kök olmuştur, evrenseldir,
Türk Milleti, ta Asya' nın ortasından kopup gelen,
Yeryüzünün dört yanına kol atan bir çoşkun seldir.
Hep o selin ayakları: Sümer, Elam, Mısır, Eti.
Türkiye' dir bir kolu da, en yenisi, en gürbüzü:
Tarih yeni yazmaktadır böyle güçlü bir devleti.
Bu devleti kuran kimdir?
Sensin bilir bunu cihan
Adın Kemal Atatürk' tür, büyük, küçük tanır seni.
Sensin Türk' e yol gösteren, sensin bize ulu başkan.
Damarında akan kanda milletin öz kanı var,
Bileğinde milletin yenilmeyen öz kuvveti. Yüreğinde, bütün Türklük tarihinin volkanı var.
Görüşünle vatanını ölümlerden sen kurtardın;
Düşmanları bu topraktan denizlere sensin döken;
Yıkık yurdu can verici ellerinle sen onardın. Uzak, yakın geçmişlerde hiçbir eşi bulunmayan
Eserini, yarın için,Türk gencine inanladın.
Biz de onu korumaya ant içmişiz, buna inan.
Çalışmakta, iş yapmakta, yurt sevmekte örnek sensin
Bizler senin çocuğunuz, atamızsın ey Atatürk,
Kurtaransın, koruyansın, Türklüğe can verensin...
MUSTAFA KEMAL'MİŞ
Ölümsüzlük,
Göz olmuş,
Kaş olmuş,
Baş olmuş,
Şekillenmiş,
Ölümsüzlük,
Mustafa Kemal' miş _________________
Kral-53
Konu: Geri: Atatürk Şiirleri C.tesi Şub. 16 2008, 04:16
ATATÜRK İÇİN
Tuttun elimizden, çıktın sefere Kurtardın vatanı, milleti Atam Serdin kör denilen talihi yere, Zaferdir savaşın nimeti Atam.
Dağlar altımızda at oldu bizim, Sen dedin: - Uyan Türk... Açıldı gözüm, Sakarya suyunda yununca yüzüm, Bilindi Türklüğün kıymeti Atam.
Duyarım, dalgalar sahili döver, Sen sade bir paşa olaydın eğer Yine kalbimizde alacaktın yer, Sensin bu vatanın ziyneti Atam.
Bir eşin var mıydı civanmertlikte? İyi ettik sana “Ata” dedik te, Sevgin göğsümüzde, eller tetikte, Sendin bize Tanrı himmeti Atam.
Her Türk olan “Atam” der de tutuşur, İşitir emrini, derdi yatışır, Kafi, bu teselli ona yetişir; Sana layık olmak niyeti, Atam!
Osman ATİLLA _________________
Kral-53
Konu: Geri: Atatürk Şiirleri C.tesi Şub. 16 2008, 04:16
ATATÜRK
Atatürk dedim iptida Önümü ilikledim.
Nasıl söylerim öldüğünü Atatürk’üm karşımda. Yatmış uyumuş karlar üstüne Kalpağı başında.
Nasıl söylerim öldüğünü Çenesine uzanmış eli Atatürk’üm çıkar Kocatepe’ye Dalgın, düşünceli.
Nasıl söylerim öldüğünü Elinde beyaz tebeşir Geçmiş tahta başına Atatürk’üm ders verir.
Nasıl söylerim öldüğünü Başında yeni şapkası Yola çıkmış yürümüş Kalabalık arkası.
Nasıl söylerim öldüğünü nasıl Bir ışık vurmuş yüzümüze Atatürk’üm bakıyor besbelli Çekidüzen verelim üstümüze.
İhsan DEMİRASLAN _________________
Kral-53
Konu: Geri: Atatürk Şiirleri C.tesi Şub. 16 2008, 04:16
ATAMA AĞIT
I. Sırma sarısını yay saçlarına, Gözüne rengini koy denizlerin; Düşün dudakların en incesini, Yüzüne tuncunu ver benizlerin.
Onda yürüyüşün en yiğitçesi, Onda bükülmezi vardı dizlerin. Gezerdi ülkede bir hızır gibi Em olup derdine çaresizlerin.
II. Durgun bir denizi andırır dışı, İçi hiç sönmeyen bir yanardağı. Sesinde ıslığı eser kuvvetin, Sözünde şahlanır Hakkın bayrağı.
Gökle güneş gibi buluştu onda Sezinin sağlamı, duyunun sağı, Yıkarak kökünden Osmanlılığı O gömdü tarihe bir Ortaçağı.
III. Dağlar dümdüz olur işaretiyle, Ürperir ovalar avazesine; Devrilir hıncına çarpan ordular, Kaleler dayanmaz yelpazesine;
Fikrin, güzelliğin, aşkın, herşeyin Bağlıydı daima en tazesine; Yaşadı başı dik, dünyaya karşı, Getirdi dünyayı cenazesine!
IV. Onsuz kaldığını bilse tabiat Bağlar üzüm vermez, bahçeler kurur; Okşar saçlarını Ezelin eli, Yüzüne ebedin ışığı vurur.
Övünür insanlık eserleriyle, Yurt onun sevgisi üstünde durur. Adıdır kurduğu devlete temel, Ünü kurtardığı millete gurur!
Fani varlığını kaybetti ama, Simgesi yurdumun burçlarındadır. Engin ufuklara uzanmış kolu, Hızı altı okun uçlarındadır!
Kadının, erkeğin hafızasında, Gencin, ihtiraın düşlerindedir. Yayla yellerinde eser gölgesi, Sesi bahçemizin kuşlarındadır!
Ben mi yazacaktım göçüm gününü Dökerek ardından böyle gözyaşı? Ben ki ona büyük gezilerinde Oldumdu bir küçük yol arkadaşı.
En son durağına varmadan ömrün Kapadı yolunu bir mezar taşı… Büyük kurucusu cumhuriyetin, Hürriyet aşıkı milletin başı!
Kemalettin KAMU _________________
Kral-53
Konu: Geri: Atatürk Şiirleri C.tesi Şub. 16 2008, 04:17
BİR RESİMDE ATATÜRK
İzmir’e girişini Atatürk’ün Bir kahve duvarındaki resimde gördüm
Bir ılık güz öğlesinde Şanlı haki urbası üstünde
Koymuştu kılıcını içine kınının Yürüyordu arasında sevgili halkının
Ayağında Anadolu’dan getirdiği toz Bir inanç gözlerinde tükenmez
Alabildiğine insan kalabalığı ardı Bir aydınlık geleceğe bakıyordu
Işıktı sevinçti türküydü Görseydiniz o resimde Atatürk’ü
Sabahattin Kudret AKSAL _________________
Kral-53
Konu: Geri: Atatürk Şiirleri C.tesi Şub. 16 2008, 04:17
Bir Önder Doğuyor
Yıl 1881, pembe boyalı bir ev. O evde bir önder doğuyor. O evde bir milletin kaderi değişiyor. Mustafa doğuyor.
Mahalle mektebini ister mi Mustafa? Şemsi Efendi İlkokuluna gidiyor. Sonra hep asker, hep asker, Mustafa asker olmak istiyor.
Mustafa Kemal Çanakkale' de, Mustafa Kemal Samsun' da, Erzurum'da, Sivas' ta, Ankara'da, Mustafa Kemal cumhuriyete koşuyor.
Millete hizmet biter mi? Atatürk hep çalışıyor. Yenilikler, güzellikler, Türkiye çağ atlıyor.
Mustafa, Mustafa Kemal, Atatürk, ' Benim ölümlü vücudum, Bir gün elbet toprak olacaktır' diyor, Anıttepe' de nöbet bekliyor.